| |
Türkiye’nin araştırma ve eğitim altyapısını oluşturan TÜBİTAK ULAKBİM’in (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) kurmak ve işletmekle görevli olduğu ULAKNET altyapısı da Fiber optik'e yöneldi. Füsun S.Nebil Konuyu Ulakbim Müdür Yardımcısı Serkan Orcan ile konuştu.
Türkiye’nin fiber altyapısında gelişmeler sürüyor. Altyapı lisanslarının 2006 yılında TK tarafından verilmeye başlamasıyla birlikte, çeşitli firma ve kuruluşlar kendi omurgalarını yani altyapılarını oluşturmaya başladılar.
Bu altyapılardan birisi de, her ne kadar TBMM tarafından TÜBİTAK’a verilen sorumluluklardan birisini hayata geçirmekle görevli olduğundan TK’dan altyapı işletmeciliği lisansı almak zorunda olan ticari firmalardan olmasa da, Türkiye’nin araştırma ve eğitim altyapısını oluşturan TÜBİTAK ULAKBİM’in (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) kurmak ve işletmekle görevli olduğu ULAKNET altyapısı.
ULAKBİM tarafından işletilen ULAKNET ağı, 1996 yılından beri Türkiye’deki üniversite ve araştırma kuruluşlarının birbirlerine, küresel Internet ve araştırma ağlarına bağlantılarını sağlamaktadır. Ağa 130’u doğrudan olmak üzere 650’nin üzerinde birim bağlı olup, 2 milyon üzerinde kullanıcı ve 90.000 araştırma görevlisi ULAKNET’ten ve ağ üzerinden sunulan servislerden yararlanmaktadır. Servisler hakkında bilgi için: www.ulakbim.gov.tr/ulaknet adresine başvurulabilir.
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’in kiralık hat, frame-relay, ATM ve metro ethernet hizmetlerinin kiralanarak hizmetin sürdürüldüğü ULAKNET altyapısının; dünya akademik ağlarındaki gelişmelere, kullanıcı gereksinimlerine ve Türk telekomünikasyon sektöründeki gelişmelere paralel olarak yeni bir yol ayrımına girdiği anlaşılıyor.
Konu ile ilgili görüşlerini aldığımız ULAKBİM Müdür Yardımcısı Serkan Orcan durumu şöyle özetliyor:
Türkiye’de Türk Telekom’un özelleştirilmesi, alternatif altyapı operatörlerinin altyapı işletmeciliği lisanlarını Telekomünikasyon Kurumu’ndan almaya başlaması, kamu şirketlerinin sahip oldukları fiber optik hatları kiralamaları veya güzergahları boyunca geçiş hakkı sağlamaları konusundaki gelişmeler, MOBESE tarafında Emniyet’in, akıllı şehir ve kentsel dönüşüm projeleri kapsamında Belediye’lerin yeni altyapı ihtiyaçları, telekomünikasyon altyapıları konusunda Türkiye’nin oldukça hızlı bir dönüşümün içinde olduğunu ve önümüzdeki dönemde olmaya devam edeceğini gösteriyor.
2002 yılından beri kullandığımız ULAKNET omurga cihazlarının kapasitelerinin yetersiz kalmaya başlaması ve teknik ömürlerini doldurmak üzere olmaları, yeni kullanıcı gereksinimlerine uygun olarak zaten yenilemek zorunda olduğumuz omurga altyapımızın geleceği ile ilgili bir strateji değişikliğine gitmemizi zorunlu kılıyor. Zaten, 1990’lı yılların sonlarından itibaren dünya eğitim ve araştırma ağlarında görülen eğilim, kapasite kiralamaktan ziyade doğrudan fiber optik erişimli bir omurgaya sahip olmaları yönünde..
Tüm bu gelişmeler ışığında, ULAKBİM olarak, kamu yararına ve araştırmacılarımızın uluslar arası meslekdaşlarıyla aynı şartlarda rekabet edebilmelerine olanak sağlama adına, maliyetleri bizim için oldukça yüksek güzergah ve illlerde; kamu kurumları ve Belediyelerle kendi fiber optik kablolarımızı çekme konusunda işbirliği yapmaya veya altyapı işleticisi operatörler ile IRU (indefeasible right of use) kapsamında uzun vadeli fiber optik kablo kiralama işlerine girmeyi planlıyoruz.
Kamuoyunda fazla yer bulmuyor ama altyapısını oluşturan firmaların bugün önemli sorunlarından birisi “Geçiş Hakkı”. Türkiye’yi boydan boya geçen Demiryolları, Elektrik, Botaş, Karayolları gibi servisleri veren kamu kurumları bugün altyapısını oluşturmaya çalışan firmalar için iyi birer taban teşkil ediyor. Bu kuruluşların arazileri üzerinden hatlarını geçirmek üzere çalışmalar yapılıyor.
Ama en önemli sorunlardan birisi, halkın haberleşme ihtiyacının daha iyi karşılanması amacıyla “Geçiş Hakkı” adı ile tanımlanan ve kolaylaştırılması gereken bu servis maalesef, kamu kurumları tarafından bir yeni gelir kapısı olarak görülüyor ve milyon $’lık ihaleler açılıyor. Bu konu sadece özel Telekom firmalarını değil, ULAKBİM gibi (ki ULAKBİM bu tür ihalelere giremeyen ve gereksinimlerini ancak üst düzey politik düzenleme ve yönlendirmelerle karşılayabilecek kar amacı gütmeyen bir kamu kurumu) sadece kamuya ait kuruluşları da zorlayan bir önemli sorun.
Füsun Sarp Nebil
|